POLİS AKADEMİSİ

Duyurular

ŞEHİR VE GÜVENLİK SEMPOZYUMU Kasım 2019 Ankara
  11 Eylül 2019

Küreselleşen şehirleri hem yapısal olarak hem de toplumsal açılardan incelediğimizde bireylerin yaşadıkları şehirlerde kendilerini güvende hissetmeleri en önde gelen talepleri arasında yer almaktadır. Güvenlik; insanın temel, fizyolojik ihtiyaçlarının peşi sıra gelen bir ihtiyaç olarak görülmektedir. Şehirleri kırsaldan farklı bir yaşam alanı olarak ele aldığımızda güvenlik ihtiyacının geçmişten günümüze kadar hissedildiğini görmekteyiz. Eski çağlardaki şehir merkezlerinde karşımıza çıkan ve bir güvenlik unsuru olarak oluşturulan surlar, kaleler bunun en temel örnekleri arasındadır.

Sanayi ve teknolojinin gelişmeye başlamasıyla birlikte kırdan şehirlere göç edenler yeni bir hayat tarzının içine girerek kendilerini bu yaşam tarzının içine entegre etmeye çalışmışlardır. Göç ve buna bağlı olarak yaşanan hızlı ve düzensiz kentleşme ‘sosyal düzensizlik’ olarak adlandırılan bir karmaşayı da beraberinde getirmiştir. Göç edenlerin şehre adaptasyon süreçleri, işsizlik, aile içi ilişkilerin bozulması bireyleri şehir yaşamında suça teşvik etmeye başlamıştır. Toplumda yaşanan yapısal değişiklikler kişilerin davranışlarını da etkilemiştir. Şehirlerde suça olan yönelimlerin artmasıyla şehirler güvenlik anlamında tehlikeye girmiştir.

Şehir güvenliği; kentleşme süreci içerisinde ortaya çıkan güvenlik ihtiyacına yönelik kırsal alandan farklı bir güvenlik anlayışını ve stratejilerini gerekli kılmaktadır. Bir tarafta suçu önlemeye yönelik önlemler yer alırken diğer yanda bireyin özgürlüğünü ve huzurunu sağlayacak politikalar yer almaktadır.

Dünyada bir şehir ve insan hakkı olarak görülen güvenliğin sağlanması konusunda hukuk kurallarına ve bu kuralları uygulayacak kurumlara da ihtiyaç duyulmuştur. Her insanın şiddet ve yasa dışı olaylardan arındırılmış, suç oranları düşük şehirlerde yaşama hakkı olduğunu düşündüğümüzde güvenliğin sağlanması adına toplumda kolluk kuvvetlerinden, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına hatta mahalle sakinlerine kadar büyük roller düşmektedir. Şehirde yaşayan bireylerin güvenlik algıları ve ihtiyaçları tespit edilerek toplumun tüm kurumlarıyla birlikte iş birliği halinde hareket edilmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki şehirleri şehir yapan ve yaşanılmasını sağlayan etmenlerin başında güvenli olduğu düşüncesi gelmektedir.

Sempozyumun Amacı

Türkiye’de 6360 sayılı kanunla birlikte kent/kır nüfus oranları değişmiş ve TÜİK verilerine göre şu an Türkiye nüfusunun %92’si kentsel alanda yaşamaya başlamıştır. Ayrıca İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Adana gibi şehirlerde yoğunlaşmaya başlayan nüfusa bağlı olarak şehirlerde yaşanan sorunlar güvenlik olgusunu ve algısını daha önemli hale getirmiştir. Şehirlerde meydana gelen hızlı dönüşümler nedeniyle de şehirlerin en önemi problemi güvenliği sağlamak olmuştur. Güvenlik sorunlarının artmasıyla birlikte kentsel güvenlik kavramı karşımıza çıkmaya başlamıştır. Güvenlik ihtiyacının şehirde bu denli yoğun hissedilmesi ise şehirleşme süreciyle birlikte artan suçlardan kaynaklanmaktadır. Şehri ve şehirleşmeyi yeni bir yaşam biçimi olarak düşündüğümüzde şehir yaşamı insana bir çok avantaj sağlamaktadır. İnsanın şehir yaşamına doğru yönelmesinde avantajlarının fazlalığı önemli bir etken olmaktadır. Güvenlik olgusu da kentsel alanda yaşayan bireylerin bir hak olarak yerel yönetimden beklentisini oluşturmaktadır.

Şehir ve güvenlik kavramlarını birbirini tamamlayan faktörler olarak ele aldığımızda ‘Şehir ve Güvenlik Sempozyumu “aşırı kentleşmenin” güvenlik üzerindeki etkilerini, geçmişten günümüze kadar olan süreçteki şehir güvenliğini, şehir ve suç ilişkisini, yerel yönetimlerin bu konu hakkındaki politikaları ve rolleri gibi şehir, güvenlik ve suça dair konularda fikir üretmeyi, yeni tartışma alanları oluşturmayı ve çözüm önerileri geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Önem

Şehirleşme süreçlerinde farklı unsurların bir araya gelmesiyle oluşan fiziki ve sosyal hareketlilik kentlerde suç oranlarının artmasına yol açmıştır. Artan suç olayları kent insanında güvensizlik hissi oluşturarak hem yaşadığı mekâna, hem de çevresindeki insanlara karşı yabancılaşmaya başlamasına neden olmaktadır. Toplumda meydana gelen en ufak bir suç dahi kişinin yaşam kalitesini azaltarak birçok sosyal, kültürel faaliyetin yavaşlamasına yol açmaktadır. Bu nedenle güvenlik; kentlerin huzuru, sağlığı ve sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. ‘Şehir ve Güvenlik Sempozyumu” da şehirleri sürdürülebilir kılmak, insanlara daha kaliteli bir yaşam sunmak için güvenlik konusunda ne gibi politikaların oluşturulabileceğini, kimlerin ön planda rol üstlenmesi gerektiğini, şehir insanının güvenlik algısını tartışmayı ve çözüm önerileri üretmeyi hedeflemesi yönünden önem arz etmektedir.

Sempozyum kapsamında ele alınacak konu başlıkları şu şekildedir;

  • Şehir Güvenliğinin Tarihi
  • Şehir ve Güvenlik Politikaları
  • Yerel Yönetimler ve Güvenlik
  • Şehir Güvenliğinde Yerel Yönetimlerin Rolü
  • Kentsel Tasarım ve Güvenlik
  • Güvenli Şehirler
  • Terör ve Şehir Güvenliği
  • Risk Toplumu ve Güvenlik
  • Sürdürülebilir Şehir Güvenliği
  • Suç Korkusu ve Şehir
  • Şehir ve Suç İlişkisi
  • Mekân ve Suçla Mücadele
  • Kentsel Dönüşüm ve Suç
  • Mahalle, Güvenlikli Siteler ve Kentsel Güvenlik
  • Mülteciler ve Kentsel Suç
  • Göç ve Aşırı Kentleşme
  • Sosyo-Kültürel Mekânların Güvenlik Sorunu
  • Kent İçi Çöküntü Alanlarının Güvenliği
  • Şehir Denetimi
  • Altyapı Planlaması ve Güvenlik
  • Şehir Güvenliğini Tehdit Eden Unsurlar
  • Toplum Destekli Güvenlik Politikaları
  • Şehir ve Güvenlik/Suç Hukuku
  • Şehir Güvenliği ve Cinsiyet

Önemli Notlar

  • Bildiri özetleri son gönderimi: 15 Ekim 2019
  • Sempozyum tarihi/yeri: Kasım 2019

Önemli Notlar

  • Bildiri özetleri 500-750 kelime aralığında genişletilmiş özet formatında olmalıdır.
  • Özette bildirinin amacı, konusu, teorik çerçevesi, varsa alan çalışması hakkında bilgi mutlaka sunulmalıdır.
  • Özette yazarların kısa özgeçmişine de yer verilmelidir (kısa özgeçmiş yazarların ça-lıştığı kurumu, unvanını, varsa doktora yaptıkları alanı ve iletişim bilgilerini mutla-ka içermelidir.)
Haberi Paylaş